h Dolar 13,4726 %0.71
h Euro 15,2894 %0.71
h Altın (Gr) 792,10 %0,29
h Çeyrek Altın 1.281,00 %0,46
a İmsak Vakti 06:48
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Yaşam Koçu Nazlı Bac, “Hayata yeniden başlamayı” anlattı

“Hayata yeniden başla” sloganıyla yola çıkan ve onlarca insanı yeniden başlatan Yaşam Koçu Nazlı Bac ile Alsancak’taki terapi merkezinde bir araya geldik. Hayata yeniden başlama tekniklerini, değişim sürecinin sancılarını, çekim yasasını Gündeme Bakış’a anlatan Bac karar ve istikrarın gücünü vurguladı. Değişimi içeren zorlu yolda yaşam koçunun kişiye yol arkadaşı olduğunu ifade eden Nazlı Bac, “Danışanlarımla birlikte o kadar çok mucize yaşadım ki… Kanser hastası bir danışanım saçlarının dökülmesinden, tekrar saçlarının çıkarak güzelliğine kavuşması, bunu düşünce gücüyle başarması ve birbirimize sımsıkı sarılmamız hayatım boyunca unutamayacağım bir andı. Hayalindeki erkeğe dair çalışma yaptığımız bir danışanımın aşk hayatındaki mucizeler, hayalindeki vücuda kavuşanlar, hayalindeki işe kavuşanlar gibi bir çok farklı konu var. Bu mucizeleri yaşadıkça daha çok insanın hayatına dokunmayı hedefledim” dedi. 

TV programları yapıyorsunuz, kitabınız var, yaşam koçusunuz, bir çok insanın hayata yeniden başlamasını sağlıyorsunuz. Tüm bunları yapan Nazlı Bac’ı tanıyabilir miyiz?
Ben sunuculuk ve spikerlik okulunu bitirdikten hemen sonra medya sektöründe çalışmaya başladım. İlk işim “Nazlı ile Gün Işığı” isimli müzik programıydı. Ardından haber spikerliği yapmaya başladım. İzmir’de en iyi kanallarda çalıştım ve tek yönlü kalmadım. Sağlık programı, kadın programı, yemek programı ve ana haber spikerliği yaptım. İşimi seviyordum fakat İzmir’de TV kanallarının bir döneme girilmişti. Ben de bu dönemde hem para kazanabileceğim hem de hayatın daha çok içinde olabileceğim bir sektöre girmeye karar verdim.  Perakende sektörüne girdim. Bir evlilik yaptım, İstanbul’a gittim. 6 yıllık evliliğimde fiziki, psikolojik ve ekonomik şiddet gördüm. Bir gün “Ben bu hayatı yaşamayacağım” dedi. O zaman 26 yaşındaydım. Hayatımda verdiğim en iyi karardı, boşandım ve İzmir’e geri döndüm. 3 ay içinde hayatımda çok net kararlar alarak, bu kararlar doğrultusunda istikrar göstererek yeni bir hayata başladım. Perakende sektöründe iyi bir firmada 12 yıl Genel Koordinatörlük yaptım. 2016 yılında ülkemiz bir darbe süreci yaşadı, ekonomik sarsıntılar, şirket bazlı küçülmeler gibi etkileri oldu bu darbenin. Ben de bu işsiz kalacağım bir döneme girmiş oldum. Benim için yine karar almam gereken bir süreçti. Hayat amacımı aradım, iç sesimi dinledim, “Nazlı artık sen bir hayat amacı bulmalısın ve yeniden başlamasın” dedi. O gün verdiğim kararla aslında ben bugünün tohumlarını atmışım.

 

Ne karar vermiştiniz?
Naz sen ne yapmak istiyorsun? Diye sordum kendime. Yeniden ekranda ve insanların hayatına pozitif dokunabileceğim bir şey yapmak istediğimi fark ettim. O dönemde çevremde olan insanların vasıtasıyla farklı sektörlerden insanlar tanımaya başladım. Ben kadın programı yaparken benim programıma psikologlar ve koçlar sıklıkla gelirlerdi. Benim de bu alana bir ilgim, alakam vardı. Bu alan beni çekiyordu. Hayatıma giren insanlar “Bize hayat amacımızı bulduran bir kadın var. Biz onun seminerlerine gittik. Sen de git” dediler. Ben de gittim ve 1 seans aldım. Kendi yaşam amacımın insanlara hizmet ve bunu ekran önünde anlatmak olduğunu buldum. İç sesim onaylanmış oldu. Ben araştırmalar yapmaya başladım. Kişisel gelişim alanında çalışmalar yapmaya başladım. Koçluk merkezi ile tanıştım. Birçok eğitim aldım. Türkiye’de ismini kanıtlamış birçok hocadan eğitim aldım, birçok seminere katıldım. Spritüallik anlamında, koçluk, kuantum, nefes koçluğu, yaşam koçluğu, NLP gibi tüm eğitimleri alarak bir kişisel gelişimci oldum. Bu yolculukta önce kendimi tamamlamam gerektiğini, kendimde geçmişle ilgili küçük kalıntılar olduğunu keşfettim. Kendime uyguladığım ve uygulattığım tüm seanslarda geçmişi bırakma, ana odaklanma gibi olgularla içsel yolculuğumu tamamladım. Meditasyon ve yoga yaptım. Kendimi keşfettim. Siz bir yola çıktığınızda evren size yardımcılar atıyor. Bu yolculukta kendime ne zaman ‘Şimdi oldun’ dediysem, o zaman başkalarına yardım edebilmeyi hedefledim. Kendimi dinlerken içimden bir ses, ‘Sen hayata yeniden başladın. Bunu bir slogan haline getir. Sen de başka hayatları yeniden başlat” dedi. Bir anda kitap doğdu.

Nasıl bir doğum süreci oldu bu?
Bu süreçte ben koçluk ve eğitimler yaparken, öğrencilerime verdiğim eğitimlerden sonra ve geri dönüşleri, mucizeleri gördükten sonra bunu daha fazla insana yaymam gerektiğini düşündüm. Buradan doğdu aslında kitap fikri. Ben kitabı yazma arefesindeyken, benim sosyal medyadan anlatımlarımı içeren videolarımı izleyen bir yayınevi bana ulaştı. “Videolarda anlattıklarınızı yazın, bir kitap çalışması yapalım ve kitabın adı da ‘Hayata yeniden başla’ olsun” dediler. Bu bir mucizeydi, çünkü ben niyetleniyorum, kafamda tasarlıyorum, birden yayınevinden böyle bir teklif geliyor. Ben bir çok kanaldan ‘Hayata yeniden başlamayı’ anlatıyorum. 

Kitap ne anlatıyor?
Hayata yeniden başlamanın tariflerini anlatıyor. Herkes yeni güne uyandığında, ‘Ben bir karar alıyorum ve bunu sürdüreceğim’ der ama ertesi gün bu karardan vazgeçer. Bir kararı verip, onu istikrarla devam ettirmek çok önemli. Mesela pazartesi günü diyete başlayıp, Salı günü bitirmek gibi… Burada bir yol arkadaşına ihtiyaç vardır aslında ve o yol arkadaşı da yaşam koçudur. 

Hayata yeniden başlama teknikleri olarak neler uyguluyorsunuz?
Gelenleri öncelikle bazı sorular sorarak tanımaya çalışıyorum. Bu tanıma aşamasında büyük oranda şikayetleri, tekrarları, hayat tekrarları, amaçları, mutlulukları, üzüntüleri, değişmesini istedikleri analiz ediliyor. Mesela kişi bir şeyden şikayet ediyor ama genelde şikayet edilen şey bırakılmak istenmiyor. Bilinç düzeyinde bunu konuşurken, hedef planlama çalışmalarında istikrarsızlık olup olmadığı ortaya çıkıyor. Bilinç altı düzeyde öğretilmiş çaresizlik, hataları tekrarlama gibi oldular çıkıyor. Bu kapsamda çalışmalarımıza başlıyoruz. Hem bilinçaltı temizleme, hem koçluk, mevcut hayatından olmasını istediği hayata geçişi için gerekli çalışmalarımızı yapıyoruz. Kişiyi bazen uzun bazen kısa bir yolculukla çünkü bu kişiye bağlı, yeniden başlatıyoruz. Bunun yanı sıra imaj değişikliği istiyorsa kişi dış görünüşünü de değiştirerek hem içten hem dıştan yeniden başlatıyorum. 

Değişmek, yeniden başlamak isteyen fakat ne yapacağını bilemeyen, kolay vazgeçemeyen kişilere yol arkadaşlığı yaparak onları hedeflerine ulaştırıyorsunuz. Ortalama kaç seans sürüyor bu değişim?
Bu tamamen kişiye bağlı olmakla birlikte minimum 2-3 seansta bilinçaltı seans çalışmalarımız sürüyor. 1 seans uyguluyoruz ve o çalışmayı 21 gün boyunca devam ettiriyoruz. 7 gün ara vererek, 30 gün sonra yeniden o kişiyle çalışmaya başlıyoruz. 3 aylık süreçte hayatında gerçekten bir değişim, dönüşüm oluşuyor. Oluşmaması halinde 3 ay daha çalışıyoruz. 6 aylık bir süreç oluyor. Bazı danışanlarımla 1-2 yıl boyunca da çalışabiliyoruz. Bu öyle bir şey ki hem kişinin kendisine hem de hedeflerinin ne olduğuna göre değişimler gösteriyor. 1 ay hedef çalışıyoruz, diğer ay bilinçaltı düzeyde, ardından nefes teknikleri derken bu süreç tamamen kişinin istediği değişimin büyüklüğüne göre değişiyor. Ortalama dersek 3 ya da 6 aylık bir süreçte 4-5 seansta kişi gerçekten yeni bir kimliğe kavuşuyor.

Yani danışanlarınız ayda 1 defa görüyoruz. Değişim sancılı bir süreç. Terapi dışında size ihtiyaç duyduklarında ulaşabiliyorlar mı?
Tabi, benim şöyle bir özelliğim vardır. Her koçta bu olmayabilir. Ben danışanımın ensesindeyimdir. Onlarca danışanım var ve ben haftalık programlarımda onlar beni aramasa dahi ben onları mutlaka arar, mesaj atar, ses gönderirim. Onlar da her istediklerinde beni ararlar, sıklıkla mesajlaşırız. Değişim süreçlerinde terapi dışında onlarca kez görüşüyoruz.

Hayata yeniden başlayanların içinde sizi en çok etkileyen danışanınızın hikayesini bizimle paylaşır mısınız?
Kanser hastalarıyla da çalışıyorum. Göğüs kanseri olan bir danışanım vardı. Çalışmalar esnasında korkusuz olmasına rağmen bir o kadar içeride korku yaşayan biriydi. Diğer anlamda zihninde sürekli yıllar öncesinden kalma “Seni bir gün şu kişiler kanser edecek. Beni bunlar kanser edecek” diyerek zihninde yankıladığı ve bunu söze döktüğü, herkese anlattığı, kızgınlığını bu şekilde ifade ettikten sonra bu hastalıkla tanışmış. “Ben bu hastalığı kendim çektim” diyerek gelen bir danışanımdı. Biz onunla yaklaşık 9 aylık bir çalışma yaptık. Koçluk, nefes terapileri, kuantum, bilinçaltı düzeyde sağlık çalıştık. Bilinçaltını temizledik. Sonra hayata yeniden başladı. Kontroller için doktora gittiğinde “Hücre sayımların inanılmaz, her şey çok yolunda, sen kanseri yendin” denildi. Biz birlikte saçlarının döküldüğünü yaşamıştık, ardından saçlarının yeniden çıktığını, yeniden güzelliğine kavuştuğunda birbirimize sımsıkı sarıldık. Hala görüşüyoruz. Bu danışanım beni çok etkilemişti. Bunun dışında hedef çalışmalarında kilo vermek isteyen, hayatında sporun olmasını isteyen ama bir türlü bunları hayatının içine yerleştiremeyen insanlar vardı. Onların spor alışkanlığı kazandığını, kilo verdiğini, kitap okuma alışkanlığı kazandığını görmek benim için büyük mutluluk. Danışanlarımla yaşadığım o kadar çok mucize var ki, bunları zaten 2’nci kitapta mutlaka anlatacağım. 

Çalışmalarınızda ne tür teknikler uyguluyorsunuz?
Kişinin ihtiyaçlarına göre değişiyor. Bir aldatılma söz konusu ve ilişkilerde en vahim durumdur. Karınızın, kocanızın sizi aldatması benlikte yıkıcı sonuçlar yaratabiliyor. Böyle bir danışan geldiğinde, psikologlarla da aslında bizi ayıran en önemli özellik biz tavsiye vermiyoruz. Bu çok karıştırılıyor. Psikologlar tavsiye verirler. Biz kişinin gerçekten ne istediğini sorduğumuz sorularla ortaya çıkartıyoruz. “Ayrılırsan ne olur, ayrılmazsan ne olur”. Buna yanıt verirken 2 tabloyu da net şekilde görüyorsunuz. “Peki sen hangisinde daha mutlu olacaksın, daha iyi hissedeceksin?” Mutlaka 2 tablo çıkartıyoruz. Bu ilk seansta çıkabiliyor, karmaşa yoğunsa bir müddet zaman veriyoruz. Bir sonraki seansta ayrılma ile korkularının ortaya çıktığını görebiliyoruz. Eskiden annesi ya da babası aldatmış olan kişilerin hayatlarında bu durum yaşanabiliyor. Çünkü eterik bir bağ var aslında ailelerimizle aramızda. Anne ya da baba aldattıysa kişide “Ben de ileride aldatılacağım” korkusuyla, korktuğunun başına gelmesini yaşıyor. 

Düşünce gücüyle mi çağırıyor?
Evet, kesinlikle. Bunun adı çekim yasası. İstemediği durumu deneyimletiyor sistem ona. Çünkü neyi istemezsen o senin başına geliyor. Benim insanlara anlatmak istediğim de “Lütfen istediğini söyle, zihninde canlandır, tekrar et, hayatına çağır”. İstemediğin şeyi söyler, dinler, izler ve hissedersen o başına gelir. O yüzden istemediklerinizi değil, istediklerinizi düşünün.

Aşka gelecek olursak, “Ben bu kişiden hoşlanıyorum, ne yapmalıyım, mesaj atmalı mıyım” gibi konularda danışanlarınız oluyor mu?
Aşk çalışmamız var. Bu aslında vizyon çalışması. Vizyon çalışmasında hayal ettiğin işe, aşka, kişiye kavuşma çalışması yapıyoruz. “Hayatımda olsun” diyor danışan. Kişinin görüntüsü varsa eğer onu biz kağıda döküyoruz. Eğer yoksa tamamen hayali bir kimlikse yine kağıda döküyoruz. Detaylar önemli. Çünkü evren netliği seviyor. Siparişi veriyoruz. O siparişi çok net vermemiz gerekiyor. Bir yerde garsona “Sütlü, şekersiz kahve istiyorum” derseniz o size gelir. “Kahve istiyorum” derseniz garson size döner, “Nasıl olsun, sütlü mü sade mi?” Her şey evren gibi netlik sever. Bunları yazdıktan sonra ben bilinçaltının ne olduğunu anlatıyorum. Çekim yasasını anlatıyorum. İnancın gücünü anlatıyorum. Ardından danışan uzanıyor, gözlerini kapatıyor ve meditasyon yapıyoruz. Kodlama çalışması yapıyoruz. Bu kodlamayı kişi 21 gün gece uyumadan önce dinliyor, 7 gün ara veriyor, bu 3 ay devam ediyor. 3 ayın ardından bu kişinin hayatına hala o kişi gelemdiyse bir 3 ay daha tekrarlıyoruz. O kadar çok mucize gördüm ve yaşadım ki danışanlarımda. 

21 neden önemli?
Beynimizde nöronlar var. Eski hücrenin yeni hücreye bilgi aktarabilmesi 21 gün sürüyor. Burada 1 geceyi atlarsak tekrar başa dönmemiz gerekiyor. 

Çalışma sonuçlarından sizi en çok şaşırtan olay ne oldu?
Onlarca kadında bu çalışmayı yaptık. Şöyle bir anım var, bir danışanım geldi, bu çalışmayı uygulandık. “Yeşil gözlü, beyaz tenli, 1.80 boyunda, şu işi yapan, kolonda dövme olan, şu tarz giyinen, koluna şu saati takan, kalbi sevgi dolu, senin hayatına engel olmayan, gezmeyi seven” gibi bunu detayların hepsini yazdık. İlk 21 artı 7 bitti, 2’ncideyken bir telefon geldi. Danışanım çığlık atıyor. Bana bir fotoğraf attı ve hayalimdeki adam geldi. Hemen danışanın klasörünü aldım, aşk vizyonu çalışmasına baktım. Dış görünüşü yazdıklarımızla aynı, yaptığı iş, sosyal çevresi birebir aynı, bu inanılmaz bir mucizeydi. Nikah şahitleri ben oldum. 

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli